Hakkımızda

İstek ve Görüşleriniz

Realizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Realizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2016 Pazar

Don Quixote - (Don Kişot)




Honore Daumier,realizm akımına bağlı olan 1808 yılında doğan Fransız bir ressamdır. Cervantes‘in meşhur eserinin başkarakteri “Don Kişot“u resmeden Daumier, resmi tamamladıktan 5 yıl sonra görme yetisini bütünen kaybetti. Bu eseri yaptığı sırada da görme oranı yavaş yavaş düşmekteydi. Kimi tarihçiler figürün detaysızlığını sanatçının bu durumuna yoruyor.

Beyaz atının üzerinde gördüğümüz Don Kişot‘un sağ elinde kılıcı, sol koltuk altında ise miğferini görüyoruz. Atın daha fazla ön planda olduğu eserde Don Kişot‘un bacağı açık ten rengini açıkça belli edecek şekilde çıplak. Beyaz tenli olduğu görülen şövalyemizin teni, sağ eli ve yüzünde kahverengiye boyanmış. Don Kişot‘un iki farklı ten rengi var. Yüzünden bahsetmişken Daumier, şövalyenin gözlerini, ağzını çizmemiş. Yalnızca kahverengiye boyadığı kafası, aslında şövalyenin biz; yani Daumier‘e göre kendisi olduğunun ifadesi. 


Arka plana baktığımızda dağlık bir alan ve kumlu zeminle karşılaşıyoruz. Siyah ve beyazdan başka mavi, kahverengi, sarı ve kırmızı rengi de kullanan ressam, arka planı bizi de içine alacak şekilde resmetmiş. Yani biz, resme alçaktan bakıyoruz. Sanki Don Kişot‘la atının yakınında, yalnız bir parça aşağısında duruyoruz.Münih’teki Neue Pinakothek‘te sergileniyor. 

The Luncheon on The Grass - (Kırda Öğle Yemeği)




1832 yılının ilk ayında Paris’te dünyaya gelen Edouard Manet, diplomat kızı bir anne yargıç bir babanın oğlu idi. 51 yıllık yaşamında Realist resimlerle berber İzlenimcilik akımına da katkıda bulunan Manet, 30’unda, Salon‘un tepkisini çeken bir eser yaptı. “Le dejeuner sur l’herbe” adlı bu yağlıboya tabloda iki çıplak kadın ve iki giyinik adam var ve adamlar kadınlarla ilgilenmiyor. 
Manet‘in 1862’de başlayıp 1863’te bitirdiği “Le dejeuner sur l’herbe“, yine bir realist olan ancak edebi eserler üreten Emile Zola‘nın hayranlığını kazanmıştı. Görüşlerini “İyi ki Salon bunu reddetmiş, maazallah, bilgisizce yargılayacaklardı eseri!” şeklinde ifade eden yazara rağmen resim, eleştirmenler tarafından sert eleştirilere maruz kaldı.Bu tablo, ‘sıradan bir gün‘ü temsil etse de ressamın en geniş tuvali.

Orijinal ismi “Le Bain” (The Bath) olan, ancak sonraları “Le dejeuner sur l’herbe” adı daha uygun görülen eser, İngilizce’de “The Luncheon on The Grass” olarak geçerken Türkçe’ye “Kırda Öğle Yemeği” olarak çevrildi. Modern giyimli iki adamın sohbete dalması, biri gölette yıkanmaya hazırlanan diğeri de yanlarında oturan iki çıplak kadına da bakmaması, eseri cinsel mesajdan uzak tutuyor ve bu yüzden eser Realizm kokuyor. Resim, Paris’te yapıldı ve şu an Orsay Müzesi‘nde sergileniyor.

Yer yer fırça darbelerinin belli olması sebebiyle ‘bitmemiş‘ denilen ancak ışığı arka plana kusursuz yansıtmasıyla hayranlık uyandıran Manet, resmin bize göre sol kısmına piknik sepetini yerleştirmiş. Bu sepetin yanında kadının kıyafetlerini görüyoruz. Demek ki kadın burda soyunmuş. Masa örtüsü, ekmek ve meyvelerin bulunduğu bu küçük alan, ‘Still Life‘ dediğimiz tarzda. Bu alan, eserdeki görüntünün bize gerçekten de sıradan bir gün olduğu duygusu uyandırıyor. Yani iki giyinik adam ve iki çıplak kadın olmasına rağmen her şey o kadar olağan ki Manet bunu çok rahat, sanki bir Still Life eseri yapar gibi tamamlamış.
Eserde gördüğümüz erkek figürlerden biri, ressamın kardeşi Gustave, diğeri ise kayınbiraderi Ferdinand. Öndeki çıplak kadın ise iki kimliğe sahip. Şöyle ki Manet, en çok resmettiği modeli Victorine Meurent‘in yüzünü yerleştirdiği bu figürüne eşi Suzanne Leenhoff‘un dolgun vücuduyla tamamlamış.